|
Rauf
Denktaş, Mümtaz Soysal ve Tülay Özüerman’dan “İzmir Bildirgesi".
1
Temmuz 2006
Narlıdere Belediyesi ile İzmir Cumhuriyet gazetesi okurlarınca
düzenlenen "Kıbrıs" konulu toplantıda bir araya gelen
1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Dışişleri Eski Bakanı Prof.
Mümtaz Soysal ve Prof. Tülay Özüerman, "İzmir Bildirgesi"
başlığıyla ortak görüş metni yayımladı.
Bildirgede, "Türkiye'nin AB'ye tam üyelik başvurusu dolayısıyla
yaşanan aldanışlar ve aldatışlar arasında en önemli ve geriye
dönülmez sonuç doğuracak olanların Kıbrıs sorununda yaşanlar olduğu"
iddiasında bulunuldu. Bu konularda uyanık davranılmaması ve daha
fazla mevzi kaybedilmesi halinde uğranılacağı öne sürülen siyasal,
ekonomik, diplomatik ve askeri zarar yanında en endişe verici
kaybın Türkiye ve Kuzey Kıbrıs toplumlarında yaratılacak moral
çöküntüsü olacağı belirtilen bildirgede, şöyle denildi:
"Annan Planı konusunda yapılan halk oylamasında, Türk tarafının
'evet' demesi karşılığında başta AB olmak üzere çeşitli uluslararası
kuruluşlarca verilen vaatlerin hiçbiri yerine getirilmemiştir.
Ulaşım, ticaret ve iletişim alanındaki ambargolar kaldırılmamış,
mali yardımlar sağlanmamış, adada iki toplum orasında gidiş gelişlerin
kolaylaştırılması bakımından Türk tarafının yaptığı açılımlar
yapıcı hiçbir karşılık bulamamıştır.
Bunun ötesinde, Türk tarafına 'evet' dedirtenler kendi yorumlamalarıyla
Türk tarafının kendi egemenlik haklarından vazgeçtiği, kendi kaderini
tayin etme hakkını ancak böyle kullandığı sonucuna vararak, dünyayı
aldatmıştır."
Bildirgede, AB'nin, Türkiye'ye üyelik için ileri sürülen kriterlere
başka adaylara uygulanmayan bir dizi yeni siyasal ve ekonomik
kriter eklendiği görüşü belirtilerek, bu yeni kriterler, "1963
Ankara Antlaşması'na ek protokolün Rum Yönetimi'ni resmen tanınmasına
yol açacak biçimde onaylanması, Türk hava ve deniz limanlarının
Güney Kıbrıs uçaklarıyla gemilerine açılması" şeklinde özetlendi.
Tüm bunların Türkiye ve KKTC'deki iktidarlarca sürdürülen ve şimdiye
kadar sonuç vermeyen politikanın yanlışlığını ortaya koyduğu iddia
edilen bildirgede, bu politikanın terk edilerek yeni bir tutumun
belirlenmesinin zorunluluk kazandığı kaydedildi.Öncelikle atılacak
adımın, Türkiye'yi, sıkıştığı AB parantezinin dışına çıkarmak,
adada birbirini resmen tanıyan iki bağımsız devletin aralarındaki
sorunları kendilerinin çözmesini savunmak olduğu belirtilen bildirgede,
"Bu, bulunabilecek en gerçekçi ve en doğru, en sürekli ve
en barışçı çözüm yoludur" denildi.
|